Hepimiz Suçluyuz…

Nazi toplama kampından kurtulan ve bir lisede müdür olan kadın; her eğitim yılı başında öğretmenlere der ki:

“Kamptan sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar… Sizlerden isteğim şudur: Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma ve matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak önem taşır.”

Öğrencisi tarafından öldürülen araştırma görevlisi Ceren Damar’ın eşi de buna benzer bir cümle kurmuş:

“Benim genç arkadaşlarımdan küçük bir istirhamım var. Arkadaşlar, bunu söylemek benim haddime düşmez ama iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil iyi bir insan olmaya çalışın.“

Gençlerimizi at yarışı koşturur gibi daha küçücükken, o sınavdan bu sınava sokarak, paramızın son damlasına kadar özel okullara gönderip; “daha iyi bir insan olacak mı?” kaygısını çok uzaklarda tutarak, “daha çok maaş alacak mı?” kaygısı ile okullara / kurslara yönlendirmiyor muyuz?

Hepimiz suçluyuz…