Okur Mektupları – 3: Melike’nin istifası

İyi Akşamlar Alp Hocam;

İki senedir aynı işletme bünyesinde çalışıyorum. İşe girişimde uzun süredir işsiz olduğum için iyi bir okul mezunu olmama karşın, işsiz kalmanın da yarattığı stresle düşük bir ücreti kabul ettim. İş görüşmesini yaptığım departman yöneticim de, ilk yıl için bu maaşın bu şekilde olacağını, beni beğenirlerse ve işi öğrenirsem ikinci senede ciddi bir zam alacağımı belirtmişti. Ancak geçen zam zamanında ise ücretim düşük olmasına rağmen beklediğim düzeltme yapılmadı, herkese yapılan ortak bir zam oranı ile geçiştirildim. İlgili yöneticiler ile durumumu görüşüp yine bir sonuç alamayınca ise iş aramaya başladım. Bir firma beni çağırdı ve görüşmelerim olumlu geçti, sonrasında ise şu anki maaşımdan ciddi şekilde yüksek bir teklif aldım. İstifamı vermemin ardından ise İK müdürü ve patron benimle görüşme talep ederek bana %50! bir artışla kalmamı, onlar için çok değerli olduğumu söylediler. Şu an kafam çok karışık sizce ne yapmalıyım?

Melike.

Merhaba Melike,

Öncelikle geçmiş olsun gerçekten zor bir durum. İşletme yaşamını profesyonel şekilde düşünmek gerekir, her birimiz insan olarak duygusal yaratıklarız ve çoğu verdiğimiz kararın arkasında da duygusal temeller yatar. Ancak iş dünyası ne yazık ki çoğu açıdan duygularla yürütülmemesi gereken durumları ihtiva eder. Yeni bir iş yerine adapte olmak zordur, “yeni bir işyerine adapte olmaktansa ne güzel maaşım da artmışken rahatımı bozmayayım” gibi düşünebilirsin. Ancak bir iş yerinden istifa ettikten sonra aradaki güven zedelenmiş olur. Şu andaki teklifi seni çok değerli gördükleri için yaptıklarını düşünmüyorum, zaten sana değer vermiş olan bir işletme gerekli zamanda taahhüt ettikleri maaş düzeltmesini yapmış olması gerekirdi. Böyle bir şey olmadığına göre seni bırakmak istememelerinin nedeni büyük ihtimalle senin yaptığın işlerin devrinin kolay olmayacağı veya yerine bir kimsenin şu ana kadar yetişmemiş olması gerçeğidir. Seni bir süre yeni maaşınla tutarak hızlı tarafından seni yedekleyecekler ve sonrasında film senin açından kötü sonla bitecektir. Bunu geçmiş deneyimimle çok net olarak söyleyebilirim.

Müdürün seninle iş görüşmesi yaparken konuşması son derece klasik bir “pazarlıkta sahtecilik” meselesidir. Benzer şekilde bir şey benim de başıma gelmişti:

İş görüşmesinde karşımda ik direktörü, işi başarırsam kısa sürede yönetici olacağımı belki bir sene hatta, ne bir senesi, dört ay sonra bile yönetici kademesine gelerek o anki önerilen maaşımı neredeyse iki katına katlayacağımı belirtmişti. Görüşmedeki diğer kişiler, amirim olacak kişi ve onun amiri de kafa sallayarak onayladılar; hatta amirim olacak arkadaş, ufak bir hesap yaparak yaklaşık kazancımın onun kadar olacağını falan belirtti. Düşününce bunu söyleyen de ik direktörü, adam yalan mı söyleyecek canım?… Koskoca ik direktörü…herkes de kendisini destekledi, demek kaynak sağlam…diyerek iş sözleşmesine şakadanak imzamı basmıştım. Sonra gel zaman git zaman dedikleri bir yıl da sona ererken, hani n’oldu bizim yöneticilik arkadaşlar kabilinden iş görüşmemde bulunan herkese mail atınca, kendi üst amirim tarafından azarlanır tarzda bir mail aldım: “O mail attığın ik direktörü, senin atamanda söz sahibi değil, lütfen şirketin prosedürlerine ve yazışma kurallarına dikkat edelim!”. Koskoca ik direktörünün atıp tuttuğuna dikkat edilmiyor da, ben yazışma kurallarına dikkat edecekmişim… İlginç… Uzun lafın kısası, başka bir yazımda da belirttiğim gibi “X vakte kadar şu ve Y olursa da bu olacak” tadındaki işletme vaatlerine kesinlikle kanılarak karar verilmemesi gerekir. Yoksa üzülen sen olursun. Senin bu spesifik vakan için de, üstüne imzamı atarak diyebilirim ki, hiç kafanı karıştırmadan yeni işine git, arkana da bakma, şimdiden hayırlı olsun, yeni kariyerinde başarılar dilerim.