Tag Archives: işletme

Okur Mektupları – 5: Barış sorun yaşadığı eski şirketine dönmeli mi?

Hocam Merhaba.

Sizi uzun zamandır takip ediyorum. Makaleleriniz çok iyi. Gerçekten içimizden geçenleri, işverenlere söylemek isteyip de söyleyemediklerimizi yazıyorsunuz. Size bir konuda danışmak istiyorum: Ben Ağustos ayında üç buçuk yıldır çalıştığım şirketten ayrıldım. Maddi olarak ücret yükseltilmesini istedim fakat olmadı. Şirket içerisinde benden sonra giren elemanlara benden daha fazla maaş verilmesi durumu da vardı. Firma bilişim sektöründe, ben ise ar-ge kısmında görevli idim. Şirkete birçok emek ve yenilik kattığımı düşünüyorum. Kendi ürettiğim tasarımları şirket halen satmaktadır. Şirket üç ortak ikisi ise karı-koca. Eş olan kadın ile şirket içerisinde çoğu kez ters düşüyordum. Bu konunun kendi eşi de farkındaydı. Şu anda farklı bir sektördeyim, fakat elektronik mesleği üzerine değil. Ben şirket Genel Müdürü ile aramda bir şey olmadığını, kendisinin de beni sayıp sevdiğini biliyorum. Bu şirkete tekrar geri işe alım konusunda mail atmayı düşünüyorum. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim. Dönüşünüzü beklerim.

İyi seneler dilerim.

Merhaba Barış,

Güzel sözlerin için teşekkür ederim, gerçekten motive oldum. Ülkemiz için çok klasik şeylerden bahsetmişsin, üzerinden geçecek olursak: Kıdemli ve çok katkısı olan personelin zaman içerisinde enflasyon altı zamlarla maaşının yeni gelenler karşısında neredeyse yarı yarıya düşmesi. Gerçekten pek çok şirkette böyle; tabiri caiz ise “maymuncuk” gibi her şeyi bilen, şirkete pek çok katkısı dokunmuş ve yokluğunda sıkıntı çıkması muhtemel personeli “bağlılığı” sebebi ile cezalandırmayı çok iyi biliyoruz. İkinci kısım ise “patron” şirketlerinde eş, dost, oğul, akraba kabilinden insanların liyakatına bakılmaksızın şirkette önemli pozisyonlara gelerek, pek çok konuda söz sahibi olarak, pek çok yanlış karar vererek şirketi ileri değil geriye götürmesi.

Senin durumun için elimizdekilere bakalım:

Faydalı bir personel olmana ilişkin, şirkette ücretsel adalet yok. Yeni gelenler senden çok ücretlere girmişler.

Şirkette liyakat önemli değil, eş, dost, akraba olanların dedikleri geçerli.

Böyle bir şirkete ben şahsen geri dönmeni tavsiye etmem. “Oooo hoş geldin Barış, ne iyi ettin” muhabbeti ilk bir aydan sonra geçecek, tekrar eski sorunlar baş göstermeye başlayacaktır. Böylelikle kısa bir süre sonunda kendini tekrar iş arar halde bulman çok olası.

Burada bahsetmediğin dinamiklerden ötürü tekrar dönmek istiyor ve kendince avantajlı olduğunu düşünüyorsan da, bu işleri mail yolu ile yapmak pek şık olmayacaktır. Genel Müdür’ün kendisinden bir randevu talep ederek yüz yüze görüşmeni ve bu görüşme esnasında da eğer sıcak bakılacaksa, yukarıda saydığımız şeylerin başına gelmeyeceğine dair en azından sağlam deliller istemeni öneririm. Lakin kişisel görüşümce, Genel Müdür arkadaş değil sözle ikrar, yazılı metin dahi imzalasa bu şirkette aynı senaryonun tekrar yaşanacağına da üzülerek kalıbımı basarım.

Selamlar & Sevgiler.

Okur Mektupları – 3: Melike’nin istifası

İyi Akşamlar Alp Hocam;

İki senedir aynı işletme bünyesinde çalışıyorum. İşe girişimde uzun süredir işsiz olduğum için iyi bir okul mezunu olmama karşın, işsiz kalmanın da yarattığı stresle düşük bir ücreti kabul ettim. İş görüşmesini yaptığım departman yöneticim de, ilk yıl için bu maaşın bu şekilde olacağını, beni beğenirlerse ve işi öğrenirsem ikinci senede ciddi bir zam alacağımı belirtmişti. Ancak geçen zam zamanında ise ücretim düşük olmasına rağmen beklediğim düzeltme yapılmadı, herkese yapılan ortak bir zam oranı ile geçiştirildim. İlgili yöneticiler ile durumumu görüşüp yine bir sonuç alamayınca ise iş aramaya başladım. Bir firma beni çağırdı ve görüşmelerim olumlu geçti, sonrasında ise şu anki maaşımdan ciddi şekilde yüksek bir teklif aldım. İstifamı vermemin ardından ise İK müdürü ve patron benimle görüşme talep ederek bana %50! bir artışla kalmamı, onlar için çok değerli olduğumu söylediler. Şu an kafam çok karışık sizce ne yapmalıyım?

Melike.

Merhaba Melike,

Öncelikle geçmiş olsun gerçekten zor bir durum. İşletme yaşamını profesyonel şekilde düşünmek gerekir, her birimiz insan olarak duygusal yaratıklarız ve çoğu verdiğimiz kararın arkasında da duygusal temeller yatar. Ancak iş dünyası ne yazık ki çoğu açıdan duygularla yürütülmemesi gereken durumları ihtiva eder. Yeni bir iş yerine adapte olmak zordur, “yeni bir işyerine adapte olmaktansa ne güzel maaşım da artmışken rahatımı bozmayayım” gibi düşünebilirsin. Ancak bir iş yerinden istifa ettikten sonra aradaki güven zedelenmiş olur. Şu andaki teklifi seni çok değerli gördükleri için yaptıklarını düşünmüyorum, zaten sana değer vermiş olan bir işletme gerekli zamanda taahhüt ettikleri maaş düzeltmesini yapmış olması gerekirdi. Böyle bir şey olmadığına göre seni bırakmak istememelerinin nedeni büyük ihtimalle senin yaptığın işlerin devrinin kolay olmayacağı veya yerine bir kimsenin şu ana kadar yetişmemiş olması gerçeğidir. Seni bir süre yeni maaşınla tutarak hızlı tarafından seni yedekleyecekler ve sonrasında film senin açından kötü sonla bitecektir. Bunu geçmiş deneyimimle çok net olarak söyleyebilirim.

Müdürün seninle iş görüşmesi yaparken konuşması son derece klasik bir “pazarlıkta sahtecilik” meselesidir. Benzer şekilde bir şey benim de başıma gelmişti:

İş görüşmesinde karşımda ik direktörü, işi başarırsam kısa sürede yönetici olacağımı belki bir sene hatta, ne bir senesi, dört ay sonra bile yönetici kademesine gelerek o anki önerilen maaşımı neredeyse iki katına katlayacağımı belirtmişti. Görüşmedeki diğer kişiler, amirim olacak kişi ve onun amiri de kafa sallayarak onayladılar; hatta amirim olacak arkadaş, ufak bir hesap yaparak yaklaşık kazancımın onun kadar olacağını falan belirtti. Düşününce bunu söyleyen de ik direktörü, adam yalan mı söyleyecek canım?… Koskoca ik direktörü…herkes de kendisini destekledi, demek kaynak sağlam…diyerek iş sözleşmesine şakadanak imzamı basmıştım. Sonra gel zaman git zaman dedikleri bir yıl da sona ererken, hani n’oldu bizim yöneticilik arkadaşlar kabilinden iş görüşmemde bulunan herkese mail atınca, kendi üst amirim tarafından azarlanır tarzda bir mail aldım: “O mail attığın ik direktörü, senin atamanda söz sahibi değil, lütfen şirketin prosedürlerine ve yazışma kurallarına dikkat edelim!”. Koskoca ik direktörünün atıp tuttuğuna dikkat edilmiyor da, ben yazışma kurallarına dikkat edecekmişim… İlginç… Uzun lafın kısası, başka bir yazımda da belirttiğim gibi “X vakte kadar şu ve Y olursa da bu olacak” tadındaki işletme vaatlerine kesinlikle kanılarak karar verilmemesi gerekir. Yoksa üzülen sen olursun. Senin bu spesifik vakan için de, üstüne imzamı atarak diyebilirim ki, hiç kafanı karıştırmadan yeni işine git, arkana da bakma, şimdiden hayırlı olsun, yeni kariyerinde başarılar dilerim.