Bir Garip Danışmanlık Hikayesi

Hayrettin Bey, -kendisini artık tanıyorsunuz sanırım, işe alım danışmanı- bilindik portala bir ilan verdi, bir kaç güne baktı ki 500 başvuru var, hepsine tek tek gözü şaşı olana kadar baktı…Ama danışmanlık yaptığı firmanın istediği özellikleri sağlayan 3-5 tanesi vardı…Aradı bunları…Hepsi firmanın önerdiği maaştan fazla alıyordu, üstelik yan hakları da daha iyiydi. Aklına süper bir fikir gelen Hayrettin Bey, Danışmanlık yaptığı firmayı aradı…”Şu şu özelliği esnetsek olmaz mı?”…Özlem Hanım telefonda kükkkkkkredi…”Beceremiyorsanız başka danışmanlık firmasına verelim Hayrettin Bey!…” Hayrettin Bey, ağlamaklı oldu…Bu işte bir yanlışlık vardı…….Hayrettin Bey çayını yudumladı…

Hayrettin Bey, patronunun yanına gidip durumu anlattı. Patron: “Üzülme Hayrettin dedi…Kapatırız pozisyonu, sen aramaya devam et…” Hayrettin Bey hazır kendisine empati kurulabilecek bir anı yakalayıp sırtını sıvazlatma peşinde, hayıflanmayı sürdürdü: “İşverenler de hep böyle işte…Kendi bulamadıkları işleri hep bize veriyorlar…Patronun tepesi birden attı: “Hayrettin Bey!…Bizim var olma sebebimiz bu!! Adam kendi kapatabilse pozisyonu bize niye versin, hııı?” Hayrettin Bey içinden “adam haklı…” diye geçirdi…Sanırım bu danışmanlık dünyasında tek haksız olan kendisi idi. Diğer danışmanlara baktı, hepsi harıl harıl çalışıyordu…İçinden şöyle geçirdi: “bunlardan 10 pozisyonda 3’ünü kapatan olsa yine Osman Bey kazanacaktı… Hatta 10’undan 1’ini kapasalar yarısının maaşı da çıkacaktı…” Osman Bey, dalmış olan Hayrettin Bey’e “Başka bir konu yoksa, işinizin başına dönün!” dedi. Hayrettin Bey başı önünde odanın kapısını sıkıca kapadı. Osman Bey, Netflix’teki dizisine kaldığı yerden devam etti…İçinden “Hayrettin de akıllı çocuk ama, çaba göstermiyor Leyla kadar….” diye geçirdi….

İk Müdüresi Özlem Hanım İK Direktörü ile toplantıdan  çıktığında sanırım onu görenler korku filminden bir sahne ile karşılaştıklarını düşünürdü: Topuklu ayakkabısının üzerinde sekmeye çalışırken, sinirden şapır şupur terlemiş, yeni yaptırdığı saçları vıcık vıcık olmuştu…Siniri bir kat daha arttı. Bu İK Direktörü adam da ne sanıyordu ki kendini canım! Kendisi ve tüm ekip arkadaşları o portal senin bu portal benim bırakmamış, ama  pozisyonu bir türlü kapayamamışlardı! Ama zorlana bir danışmanlık bütçesi edinip, konuda her zaman partnerlik yaptığı özel istihdam bürosu sahibi Osman’a pozisyonu vermişti, hem de iyi paraya ha! Eline geçirdiği ilk telefon ile Osman Bey’i aradı! “Osman Bey!, sizinle aynı noktada olduğumuzu düşünmüyorum!” Bakınız İK Direktörümüz konu hakkında çok ciddi! Hala bir pozisyonu kapatamadık! Üstelik biliyor musunuz? Hayrettin Bey beni utanmadan arayıp, şu şu olmazsa olur mu dedi ya, inanabiliyor musunuz??? Osman Bey sakince “Özlem Hanım, çok özür dilerim bu kabul edilemez…Hemen size başka bir danışman atayacağım…” dedi…Sonra da Hayrettin Bey’i odasına çağırdı…

Başına geleceklerden habersiz Hayrettin Bey…”Hmmm, sanırım yeni bir pozisyon geldi, umarım kolay bir şeydir…” diye içinden geçirerek kapıyı çaldı. Osman Bey’in renginin hafif kırmızıya çaldığını görünce hikayenin tahminini aşan bir boyutta olduğunu anlaması pek uzun sürmedi. Osman Bey: “Sana ne diyeceğimi bilemiyorum Hayrettin!” diye söze başladı. En değerli müşterilerimizden biri bu, neden kapatamıyoruz pozisyonu söyler misin? Hayır kapatamadığımız gibi bir de “önerilerle” gidiyoruz müşteriye, kadın bilmiyor mu, pozisyonda esneklik olsa kendi kapamayı?”  “Haklısınız, Osman Bey…” Tamam bu pozisyonu senden aldım…Sen çık Leyla’yı çağır…Bir daha da lütfen olmasın Hayrettin Bey!” Hayrettin Bey, odadan çıktı…yaşadığı şeye bir anlam veremedi. Görüştüğü adayların en düşüğü bu pozisyonda 7 bin TL alıyorsa, 5 bin TL’ye acaba nasıl personeli ikna etmeli idi? “Ben bu işi sanırım beceremiyorum” diye düşündü…

Leyla’nın çevresi genişti…Amerika’dan yeni gelecek bir tanıdığı pozisyona cuk diye oturmuştu. İlk görüşme Özlem Hanımla su gibi gerçekleşmiş…İK direktörü de adayı Kemal Bey’e randevu vermişti. Kemal Bey İK direktöründen de çıkınca arkadaşı Leyla’yı aradı…Sanırım iş benim dedi….Artık iyi haberlerini bekliyorum…Aradan iki hafta geçti Kemal Bey’i birer hafta ara ile COO , CMO ve CFO da görmek istedi ve gördü. İki hafta daha geçti…Ama Özlem Hanım’dan iyi bir haber gelmedi…Özlem Hanım’ı arayan Leyla telefonda şu cümleleri duyarken yanlışlıkla ahizeyi düşürdü….”Leyla Hanım, çok özür dileriz ama bu pozisyonu İK Direktörümüz durdurdu…Tekrardan bir yapılanmaya gidiyoruz ve tekrar ihtiyacımız olunca sizi arayacağız…”